Oº°''alisuns''°ºO

22/10/2007

"ALISUNS2"

YAZILARIMA ALISUNS2'DE DEVAM EDİYORUM.

LUTFEN TIKLAYINIZ.

 

www.alisuns2.blogcu.com

17/10/2007

"YENI BALIK TURLERI"

   Amerikalı ve Filipinli bilim adamları, aralarında Hollywood yapımı animasyon filmi "Kayıp Balık Nemo"nun başkahramanı "Nemo"ya benzeyen bir balığın da bulunduğu daha önce bilinmeyen 50-100 tür deniz canlısını keşfetti.
      Bilim adamlarının, Celebes denizinde bulduğu deniz canlılarından sarı çıkıntılı ağızlı, köşeli bir yapıya sahip, turuncu renkli, somurtkan ifadeli küçük bir balık, filmin başkahramanı turuncu küçük balık "Nemo"nun var olduğunu ve Filipinler yakınlarında yaşadığını düşündürdü.
      Şimdiye dek bilinmeyen omurgasızlar ve balıklar arasında salatalığa benzeyen bir canlı ve kafasında dokunaç olan bir solucan da bulunuyor.
      Bu canlıların Filipinler, Endonezya ve Malezya arasındaki "Mercan Üçgeni" adı verilen bölgede, denizin yaklaşık 5 kilometre derinliğinde az bilinen bir bölgede bulunduğu belirtildi.
      Keşfe, National Geographic dergisi ve Filipinli bilim adamları beraber imza atan Woods Hole Okyanus Enstitüsünden Larry Madin, bu suların biyolojik açıdan dünyanın en zengin bölgesi olduğunu, ancak neredeyse keşfedilmediğini belirtti.
      Daha önce bu türleri hiç görmediklerini söyleyen Madin, başka türlerin de denizde keşfedilmeyi beklediğini vurguladı.

(17/10/2007 tarihli milliyet gazetesinden alıntıdır)

8/10/2007

"EN ESKI ASIKLAR"

Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’ndeki Hakemi Use’de yapılan kazılarda ortaya çıkarılan

8 bin yıllık mezarda Neolitik (Yeni Taş Çağı) döneme ait birbirine sarılı kadın ve erkek iskeleti bulundu.
İskeletler, geçen yıl İtalya’nın kuzeyinde Mantua kazısında gün ışığına

çıkartılan ve MÖ 5000’lere tarihlendirilen  bir erkek ve bir kadın iskeletinden yaklaşık

bin yıl daha eski. Yrd. Doç. Dr. Halil Tekin, mezarla ilgili olarak, "Bugüne kadarki kazılarda

saptanmış dünyanın en eski aşıklarına ait mezarı bulduk" dedi

(08/10/2007 tarihli hurriyet gazetesinden alıntıdır)

6/10/2007

"YAPAY YASAM"

Laboratuvarda yapay yaşam

ABD’nin ’olay’ bilimadamı Craig Venter, The Guardian’a yaptığı açıklamada laboratuvar ortamında tamamen kimyasal maddelerle yapay kromozom ürettiklerini iddia etti. Venter’ın birkaç hafta içinde yapay yaşamın mümkün olabileceği yönündeki açıklaması büyük heyecan yarattı. Ancak sözcüsü daha sonra henüz o kadar ilerleme sağlanmadığını açıkladı.
AMERİKALI bilimadamlarının laboratuvar ortamında tamamen kimyasal maddeler kullanarak ilk kez yapay bir kromozom ürettiği iddia edildi. Araştırmanın başında bulunan ve her çalışması çok tartışılan Dr. Craig Venter, İngiliz The Guardian Gazetesi’ne birkaç hafta içinde yapay kromozomu yaşayan bir bakteri çekirdeğine naklederek yeni bir tür yaratacaklarını açıkladı.
Genetik biliminin dünyadaki öncülerinden olan Craig Venter’a göre 20 bilimadamından oluşan ekibinin ürettiği yapay kromozom, 581 çift genetik kod içeren 381 adet genden oluşuyor. "Mikoplazma laboratoryum" adı verilen yapay kromozom, "el yapımı mikrop" üretimi yönünde önemli bir adım sayılıyor. Bu sayede özel olarak bakteriler üretilebilecek, örneğin sadece karbondioksit emen bolca bakteri üretilerek küresel ısınmanın önüne geçilebilecek ve hatta biyolojik yakıt sağlanabilecek.
                                                             ARTIK YAZIYORUZ
Dr. Venter, "Genetik kodumuzu okuma aşamasından, artık yazma aşamasına da geçiyoruz. Bu bize teoride daha önce düşünülmeyecek şeyler yapma imkanı verecek" dedi. Venter, daha önce de, insanın genetik şifresinin çözülmesi için girişilen tartışmalı yarışa katılarak gündeme gelmişti.
The Guardian’da yapay yaşamla ilgili açıklamanın birkaç hafta içinde yapılacağı öne sürüldü. Ancak daha sonra Venter’ın sözcüsü Heather Kowalski AFP’ye bir açıklama yaparak, "The Guardian’ın haberi biraz ileri olmuş. Kimilerinin iddia ettiği gibi yapay yaşam konusunda böyle bir şey elde etmedik. Olduğunda bilimsel makale yayınlanır, henüz bundan da aylarca uzaktayız" dedi.
KINAMA ALDI
Klonlama ve kök hücre araştırmalarından sonra, şimdi de yapay yaşam tartışılacak. Kanada’daki bir biyoetik örgütü, araştırmayı şimdiden kınadı. ETC Group yönetisi Pat Mooney, "Laboratuvar tüpünde yeni yaşam türü yaratmak da ne demek oluyor? Bu herkese bir ’uyanın’ çağrısıdır. Belki yeni ilaçların üretilmesiyle insanlığa fayda sağlayabilir, ama biyolojik silahlarla büyük bir tehdit de oluşturabilir" dedi.
’Tanrı’yı oynuyor’
GuardIan’ın haberi dünya basınında da yankı yarattı. Haberi Guardian’dan alıntılayanlar arasında en göze çarpanı İngiliz Channel 4 televizyonununkiydi. Channel 4, Venter’ın bazı çevrelerce "Tanrı’yı oynuyor" şeklinde eleştirildiğini ve yine tepki alacağına dikkat çekti. Daily Telegraph, CNN, New York Times , BBC gibi medya organları da Craig Venter’ın ’tartışılan’ bir DNA uzmanı olduğuna dikkat çektiler.

  Nasıl ürettiler
Kimyasal maddelerden "Mikoplazma laboratoryum" adı verilen yapay kromozom, tamamen laboratuvar ortamındaki kimyasalların kullanılmasıyla elde edildiği için bu adı aldı.
Yapay kromozom Kimyasallardan 580 bin genetik şifre içeren 381 genli yapay bir kromozom elde edildi.
Birkaç hafta içinde Her canlının farklı sayı ve şekilde kromozomu var. Kromozomların yaşam karakteristikleri göstermesi için, bölünüp çoğalabilen hücrelere dönüşmesi gerekiyor ve bilimadamları bunu birkaç hafta içinde başarabileceklerine inanıyorlar.
Canlı hücreyi ele geçirecek Araştırmanın bu aşamasında yapay kromozom, canlı bir hücrenin çekirdeğine aktarılacak. Kromozomun kısa sürede hücreyi "ele geçirmesi" ve yeni bir yaşam formu oluşturması bekleniyor

(07/10/2007 tarihli hurriyet gazetesinden alınmıstır)

4/10/2007

"KAN EMİCİLER DOGRU YERİ NASIL BULUYOR"

Isının, bit, tahtakurusu, sivrisinek ve diğer kan emicilere damarları bulma ve en doğru yerden sokma konusunda yol gösterdiği ortaya çıktı.
      Fransa’daki François Rabelais de Tours Üniversitesi ve Brezilya’daki Oswaldo Cruz Derneği ile Minas Gerais Federal Üniversitesi’nden bilim adamları, kanla beslenen böceklerin nasıl kan damarlarını kolayca bulabildikleri sorusuna yanıt aradı.
      Tahtakurularını inceleyen araştırmacılar, bu hayvanların hortumunu deriye temas etmeden ve deri üzerinde gezdirmeden doğrudan bir damarın üzerine yerleştirdiklerini gördü.
      Bir tavşanın derisi üzerinde 1,5 dereceye kadar onlarca noktada ısı farkının olduğu saptamasından yola çıkan bilim adamları, böceklerin damarları bulmak için bu ısı farklılıklarını kullanabileceklerini düşündü.
      Bilim adamları, ısının isteğe göre ayarlanabildiği, metal plakadan ve damar görevi gören metal bir telden oluşan yapay bir deri tasarladı.
      Böcekler, yapay deriye de canlı derisine verdikleri aynı tepkiyi verdi, hortumlarını telin en sıcak bölümüne soktular.
      Bu arada araştırmacılar, tahtakurularının antenlerinin ısı duyarlılığında önemli rol oynadığını da gördü. Yapay deriyle karşılaşan böceklerden sadece bir anteni olanlar hedefi şaşırırken, iki anteni de olmayanlar deriyi sokamadı.
      Araştırma, internetteki Plos One dergisinde yayımlandı.
(04/10/2007 tarihli milliyet gazetesinden alınmıştır.)

« Önceki :: Sonraki »
Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us
Google